Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- BMT raporuna göre Suriye savaşında ölü sayısı 120 bine yaklaşırken, milyonlarcası evsiz kaldı, üstelik ülkede yoksulluk ve açlık had safhaya ulaştı. Suriye'de krizi yoğunlaştırma sebeplerden biri bazen saldırgan olan bölgesel ve bölge ötesi oyuncuların hedeflerinin çatışmasıdır.
Suriye krizinin yıpratıcı olması, Suriye vatandaşı olmayan savaşçıların bu savaş ve krize müdahil olmasına sebep oldu. Onların birçoğu aşırıcı ve radikal İslamcıların üyesi oluyorlar. Liderlerinin belirttiği üzere el-Kaide'ye bağlı en-Nusra cephesi, söz konusu gruplardan biridir. The Guardian gazetesi bir süre önce "yabancı savaşçıların Esad karşıtı güçlere katılması" başlıklı makalede şöyle yazdı: Esad hükümetine karşı en önemli muhalefet grup olan en-Nusra cephesi, Suriye'de silahlı muhalefetin 4'te birini oluşturuyor. Terör olaylarını araştıran Kiliyam kurumu yayınladığı raporda, en-Nusra cephesini Suriye'de 5 ila 7 bin üyesi olan ve şimdiye kadar Şam yönetimine karşı en az 600 saldırıda bulunan Suriye'deki en önemli isyancı grup olduğunu belirtiyor.
En-Nusra cephesi gibi dışarıya bağlı olan, üyelerinin de diğer ülke vatandaşları olan radikal gruplar ülkedeki silahlı muhalefeti güçlendiriyorlar. Genel bir değerlendirmede Suriye topraklarındaki yabancı silahlı savaşçıları iki gruba ayırmak mümkün: bunlar Suriye yönetimi ile savaşmak için Ortadoğu ve kuzey Afrika'dan gelenler ve Avrupa'dan gelen gruplardır. İşte buna göre son aylarda Avrupalıların Suriye iç savaşında hazır bulunması ise söz konusu ülkeler için ciddi bir soruna dönüşmüştür.
Londra'da "King's College" sitesi, Radikalleşme Araştırması İçin Uluslararası Merkezi (ICSR) tarafından yapılan araştırmalara dayanarak yayınladığı raporda, Suriye savaşının başlamasından itibaren yüzlerce Avrupalının bu ülkedeki isyancı gruplara katıldıklarını yazdı. Gerçi söz konusu Avrupalıların sayısı hakkında kesin bir bilgi bulunmuyor. King's College sitesi, İspanya, İsviçre ve Almanya'nın da aralarında bulunan 14 ülkeden yaklaşık 600 kişinin 2011 yılı başından itibaren Suriye'deki silahlı isyancılara katıldığını belirterek, İngiltere'nin bu sayıda en fazla paya sahip olduğunu, sayılarının 28 ila 134 olduğunu ifade etti. Bu arada BBC TV kanalı da son haberlerinde 500 Avrupalının Suriye'de savaşmakta olduğunu duyurdu. Habere göre söz konusu kişiler Avrupa'da yaşayan Arap asıllı Müslümanlardır ve Suriye krizi onların bölgeye dönmesine sebep olmuştur.
Almanya TV si de bir aydan az bir süre önce yayınladığı haberde, aralarında 15 yaşındaki gençlerin de bulunduğu bazı vatandaşların Esad hükümeti ile savaşmak için Suriye'ye gittiğini, bu ülkede yaklaşık 200 Alman'ın hazır bulunduğu bir üssün de var olduğunu duyurdu. Bu habere göre Almanya'da yaşayan selefilerin %75'i Almanya vatandaşı sayılıyor ve Almanya pasaportuna sahipler. Almanya'daki selefiler grubu, ülke yetkililerin dikkatini çekecek ve bu ülkedeki güvenlik ajansların uyarılarına sebep olacak kadar genişlemişler. Almanya iç istihbarat teşkilatı şefi Bukhart Feriyer Almanya uyruğuna kabul edilen söz konusu radikal Müslümanların ülkeye dönmesi ile Almanya güvenliğinin tehlikeye gireceğini söyledi. Diğer taraftan da haftalık Şpigel dergisi de Alman radikal İslamcıların Suriye'de savaşmak için yabancı savaşçı istihdam amacı ile bir internet sitesi açmaya çalıştıklarını yazdı. Savaşın Avrupa üzerindeki etkisi Suriye krizine müdahil olan Avrupalıların radikal gruplarla bağlantıda olmalarının onların davranışlarını etkilemesi kaçınılmazdır.
Bu bağlamda Wall Street Journal gazetesi de yayınladığı makalede, Avrupa ülkeleri istihbarat teşkilatlarının, Suriye'de radikal gruplar ve özellikle de el-Kaide ile yakın irtibata geçen vatandaşların Avrupa'ya dönmeleri halinde yeşil kıtada terör saldırılar düzenlemesinden kaygılı olduklarını yazdı. Bu arada AB'de anti-terör faaliyetler koordinatörü Jil De Kerçof, BBC kanalına yaptığı açıklamada Suriye'ye gitmek üzere Avrupa'dan ayrılanların çoğunun radikal insanlar olmadığını, büyük ihtimalle Suriye'de gördükleri eğitim ardından aşırıcı unsurlara dönüştüğünü belirterek, dikkatle bakıldığında bunun Avrupa için ciddi bir sorun olabilecek sonucuna varıldığını ifade etti.
Bu konunun önemi Avrupa'nın genelinde istihbarat kurumlar ve teşkilatların bu konuda geniş araştırmalar gerçekleştirmesine sebep oldu. İngiltere ve Belçika'da söz konusu kurumlar söz konusu vatandaşların radikal gruplara nasıl katıldıkları araştırılıyor. Hollanda yetkilileri de Suriye'den dönenlerin muhtemel şiddet eylemleri ve terör saldırılarından endişeye kapılmışlar.
Son günlerde de Almanya sadrazamı Angela Merkel de bu ülkede seleficiliğin şiddetle yayılmasından büyük endişe içinde olduğunu belirterek, bu konuda denetimlerin daha da yoğunlaşmasını istedi. Avrupa'dan Suriye savaşına müdahil olanların sayısının fazla olmamasına rağmen, bu konu birçok Avrupalı yetkilinin kaygıya kapılması ve endişe duymasına sebep olmuştur.
Birçok gözlemci Suriye'de radikal gruplarla bağlantılı olan Avrupa vatandaşlarının ülkelerine geri dönmeleri halinde, büyük bir ihtimalle, Avrupa güvenliğini de tehlikeye atacaklardır.